CHP YOL HARİTASINI BELİRLEDİ

CHP YOL HARİTASINI BELİRLEDİ

CHP, İl Danışma Kurulu toplantısıyla referandumda izleyeceği yol haritasını belirleyerek “hayır” kampanyasına start verdi. İl Danışma Kurulu toplantısında...

A+A-

CHP, İl Danışma Kurulu toplantısıyla referandumda izleyeceği yol haritasını belirleyerek “hayır” kampanyasına start verdi. İl Danışma Kurulu toplantısında konuşan CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, “Bilecik, geleceğine sahip çıkacak ve sonuç hayırlı olacak” dedi.CHP’de daha önce görev yapan il başkanları, ilçe başkanları ve belediye başkanlarının da katıldığı İl Danışma Kurulu toplantısında ilk konuşmayı İl Başkanı Metin Yaşar yaptı.
Yaşar, göreve geldiği 25 Aralık 2015’den buyana bütün ilçelerdeki eksiklikleri tamamladıklarını, partiye yeni il başkanlığı binası kazandırdıklarını belirterek, “Milletvekilimiz Sayın Yaşar Tüzün ile birlikte ilçelerimize, köylerimize sık sık ziyaretlerde bulunduk. 6 kez il başkanları toplantısına katıldım. Yaptığımız çalışmalar ve sandık çevresi sorumluların sisteme girilmesi ile üst sıralardayız. Birlik ve beraberliğimiz Genel Merkezimiz tarafından takdirle karşılanmıştır. Referandumda bu zamana kadar görev yapan tüm yöneticilerimiz ve üyelerimiz ile birlikte Bilecik'imizde HAYIR çıkaracağız. Bundan hiçbir kuşkum yok” diye konuştu.
BÜYÜK TEHLİKE
CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün de konuşmasında, anayasa değişikliğinin Meclis’ten anayasa ve içtüzük çiğnenerek alelacele geçirildiğini, iktidar ve MHP milletvekillerinin baskı altında açık oy kullanmak zorunda kaldıklarını belirterek, bunca aceleye rağmen teklifin hala Meclis’te bekletildiğine dikkat çekti. 
Değişikliğin neler getirildiğini anlatarak, Türkiye’yi büyük bir tehlikenin beklediğini, getirilen sistemin demokrasiyle ilgisi olmadığını belirten Tüzün, Meclis, yargı ve TSK başta olmak üzere bütün kurumların büyük bir yetkiyle bir kişiye bağlandığını vurguladı.
Tüzün konuşmasında referandum kampanyasının bir parti faaliyeti olmadığını belirterek şöyle devam etti: 
BANA NE DİYEMEYİZ
“Siyasetle ilgilenmiyor olabilirsiniz veya bir başka partiye oy veriyor olabilirsiniz. Bir lideri çok seviyor, öbüründen nefret ediyor da olabilirsiniz. Bunların hiçbir önemi yok.Bu anayasa değişikliği siyasi partiler arasındaki bir yarış değildir. Bu bir iktidar- muhalefet meselesi de değildir. Bu ülkemizin geleceğinin meselesidir.Bu bizim değil, çocuklarımızın, torunlarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağının meselesidir.”
Bu nedenle referandumdan da hayırlı bir sonuç çıkması için çalışacaklarını ifade eden Tüzün, “Hiç birimizin bu Anayasa değişikliğine duyarsız ve sessiz kalma gibi bir hakkımız, "Bana ne, ben mi kurtaracağım bu ülkeyi ya!" deme lüksümüz yok” dedi. Tüzün konuşmasını şöyle sürdürdü:
ATATÜRK’ÜN BU KADAR YETKİSİ YOKTU 
“Bu referandumda cumhurbaşkanı olsun diye sorulmayacak.Zaten görevde bir Cumhurbaşkanı var.Bu yetkilerin görevdeki Cumhurbaşkanı tarafından kötüye kullanılamayacağına inanıyor da olabilirsiniz.Ama bir düşünün. Ya ondan sonra gelen ne olacak. Düşünün bir kişiye verilen yetkileri. İstediği yeri il yapabilecek, istediği ilçeyi istediği ile bağlayabilecek, istediği illeri birleştirebilecek. Üniversite açıp kapatabilecek. Bütçeyi kendisi yapacak, vergileri artırıp azaltabilecek.Beğenmezse Meclis’i feshedebilecek. Yetkileri say say bitmez. Bunları yaparken de denetlenemeyecek, kimseye hesap vermeyecek. Yargılanması gerekirse, kendisini yargılayacak hakimleri de kendisi seçecek.Koca bir ülkenin kaderini bir kişi tek başına tayin edebilecek ve hepimiz de eli kolu bağlı seyretmek zorunda kalacağız. Doğrusu ben böyle bir başkana, milletvekili olmaktan onur duyduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden de olsa razı değilim.Bu ülkeyi savaş meydanlarında küllerinden kuran ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk bile bu kadar yetkiye sahip değildi. Zaten istemedi de.”
Tüzün, Fetöcülerin TSK’da generalliğe kadar yükseldiklerine, yargıda, bürokraside yüksek makamlara geldiğine,milletvekili, bakan olduklarına dikkat çekerek, “Yarın kendisini çok iyi gizleyen böyle birinin başkan olmayacağının garantisi var mı?Yarın bölücü emellere sahip anlayıştaki birinin kendisini çok iyi gizleyip seçilmeyeceğinin garantisi var mı?” diye sordu. Tüzün şunları söyledi:
“Allah korusun deyip dua etmekten başka çaremizin kalmadığı bir ülke istemiyorsak;Cumhuriyetin yerine başka bir rejim istemiyorsak. Çoluğumuzun, çocuğumuzun geleceğini düşünüyorsak bir bakın anayasa değişikliğine. 
Eskiler bilir;Bir zamanlar umumi vekâletname diye bir şey vardı. Birine vekâletname mi verilecek, giderdin notere umumi vekâletname hazırlanırdı. Senin adına her şeyi yapmaya, neyin var neyin yoksa alıp satmaya yetkili olurdu. Bu kardeşi kardeşe, anayı babayı, evlatları birbirine düşürdü. Şimdi böylesine bir yetki, bütün ülkenin kaderi için bir kişiye veriliyor.”
İSTER ÜLKÜCÜ, İSTER MUHAFAZAKÂR OLUN
Tüzün konuşmasının sonunda şu çağrıda bulundu:
“Kendinize ister ülkücü, ister solcu, ister demokrat, ister milliyetçi, ister liberal, ister muhafazakâr, ne derseniz deyin. Demokrasiyi savunuyorsanız, çoluk çocuğunuzun özgür, demokrat, mutlu bir ülkede yaşamasını istiyorsanız önce bu Anayasa değişikliğini kimsenin etkisinde kalmadan bir inceleyin. Eminim, Bilecik, geleceğine sahip çıkacak ve sonuç HAYIRLI olacaktır.” 

Bu haber toplam 1302 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.