• Bilecik26 °C

SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

ARADAKİ ÜLKE

09 Eylül 2016 Cuma 12:47

2. Dünya savaşının ardından “yardım” adı altında ülkenin ekonomik damarları kurutuldu. O dönemde limanlarımız ihraç ettiğimiz gıda maddeleri ile doluydu. Tütün, pamuk ve meşhur tiftik yünü. Endüstrinin modernleştirilmesi için gereken petrol ve petrol ürünlerini de ithal ederdi. Boğazlarda balık boldu, sahil bölgelerinde deniz ürünleri temel gıdalardandı. Buğday bir diğer temel gıda maddesi olup geniş Anadolu bozkırları modern kuru tarımiçin son derece uygundu. Araç ve teknoloji eksikliklerinden dolayı kısa zaman öncesine kadar Türkiye dışarıdan buğday satın almak zorunda idi.

                Yine o yıllarda, yeni araçlar sayesinde Türk çiftçisi yalnız yurtiçi ihtiyacı karşılamakla kalmıyordu, dışarıya ihraç edecek durumdaydı. Yakın zamanda ekimi başlayan şeker pancarı değerli bir ürün haline geldi ve şeker üretimi ihtiyacını karşılıyordu. Üzüm, çeşitli fıstıklar ve diğer meyveler bol miktarda üretiliyor, bir bölümü yerel pazarlarda satılıyor, büyük bir bölümü de ihraç ediliyordu. Türkiye temelde bir tarım ülkesi olup, nüfusun 3/4ü yaşamını topraktan kazanıyordu. Burası önemli, üreticilerin %90’ı kendi sahip olduğu topraklarda üretim yapıyordu.

                1800’lü yılların başlarında dünya nüfusu 1 milyar seviyelerinde iken, 200 yıl gibi kısa bir sürede 7,3 milyara ulaştı. Önümüzdeki 15 yıl içerisinde 9 milyarlık koca bir aile olacağız. Bu herkesin üzerinde düşündüğü “gıda” konusunu iki kere düşünmemizi gerektiren bir konudur. Türkiye Rusya, Ortadoğu ve Avrupa’nın bahçesi niteliğinde bir “Modern Tarım Ülkesidir”. Üzücüdür ki, 1950’lerden sonra bunun farkındalığından uzaklaşıp köylü yaşamını yerle bir etmiştir. İsraf düzeyinde tüketen çiftçinin, plansız üretimin ülkesi haline getirilmiştir. Ağır bedeller ödendi, daha ağırını ödememek için tarım politikalarının derhal güncellenmesi şart.

                Osmaneli, yavru Türkiye! Tıpkı ülkemiz gibi tarım ilçesi olan Osmaneli’ye de kaldıramayacağı misyonlar yüklemenin yersiz olduğu kanaatindeyim. Bu ilçe 5 büyük şehrin ortasında adeta onların bahçesi konumundadır. Üretici birlikleri, kooperatifler, paketleme tesisleri, Hal, sözleşmeli üretim programları hızla organize edilmesi gereken temel unsurlardandır. Aksi halde gençler fabrikalara, köy ahalisi ilçeye, ilçede imkan bulamayanlar dışarıya göç etmek suretiyle bu eşsiz ilçeyi atıl üretim desensizliğine terk edeceğiz. Dost doğru söyler. Cümleten hayırlı Cumalar, Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Bu yazı toplam 822 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
2. MANŞET
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Osmaneli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 461 54 65 | Haber Yazılımı: CM Bilişim