MEHMET ERDEM

MEHMET ERDEM

HAYIR MI? ŞER Mİ?

A+A-

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’dan Sait Aksöz ağabeyimiz ziyaretimize geldi. Osmaneli’den bir arazi almış, arazisine ev yapacak. Hoş sohbet bir ağabeyimiz.  Sait ağabeyimizde muhabbet çok. Laf lafı açtıkça, Sait ağabeyimizde de muhabbetler, hikâyeler açılıp gidiyor. 

İşte onlardan biri;
1960 İhtilali öncesinde Demokrat Parti’den Ağrı Milletvekili var. Adı Halis Öztürk. Bu vekilimizin okuma yazması yok. 1960 ihtilalinde Ağrı vekili Halis Öztürk tutuklanır ve İhtilal Mahkemeleri hakimi Salim Başol’un karşısına çıkarıtlır. Ağrı Milletvekili Halis Öztürk suçunun ne olduğunu bilmez. Mahkeme Başkanı Milletvekili Öztürk’e, “Yürüyüş ve toplantı kanununa aykırı gelmişsin, Mecliste parmak kaldırmışsın. Onun için buradasın” der. Okuma yazması olmayan Milletvekili Halis Öztürk, mahkeme başkanına; “Sayın Hâkim benim okumam yazmam yoktur, ben mecliste çıkacak kanunlar oylanacağında her zaman arkamda oturan Anayasa Profesörü aynı zamanda Milletvekili olan Celal Yardımcı’ya dönerim, “Hayır mı? Şer mi? Diye sorarım. Celal Yardımcı derse ki “Hayırdır” evet yönünde parmak kaldırırım. Derse ki “Şer”dir Hayır yönünde parmak kaldırırım” der. Anayasa Profesörü olan Milletvekili Celal Yardımcı’da mahkeme salonunda yine Ağrı Milletvekilinin arkasında oturmaktadır. Okuma yazması olmayan Milletvekili Öztürk, İhtilal Mahkemelerinin kudretli Hâkimi Salim Başol’a devamla; “Şimdi yargılandığım kanunda da Profesöre sordum “Hayırdır” dedi ben de o yönde oy kullandım. Siz ikinizde aynı okuldan mezunsunuz. Şimdi beni ortaya aldınız şamar oğlanına çeviriyorsunuz. Profesörün Hayırdır dediğine siz yanlış diyorsunuz. Burada yanlış olan bir şey varsa o da sizin okulunuzdur.  Benim bir suçum yoktur” der. 
Demek ki Türkiye’de 50 yıldır değişen bir şey yok. Günümüz milletvekilleri de bir kanun oylaması yapılacağında, Gurup Başkan Vekillerinin ellerine bakmıyorlar mı? Onlar el kaldırırsa hepsi kaldırıyor, kaldırmıyorlarsa vekiller de kaldırmıyor. 
Diğer tarafa gelince, aynı Hukuk Fakültesinden mezun olup, hâkim olanlar da aynı davada biri evet derken, diğeri hayır diyebiliyor. 
Demek ki yanlışlıklar günümüze has değil. Düzen böyle kurulmuş böyle gelmiş, İnşallah bundan sonra böyle gitmez. 
Sait Ağabeyimizden bir başka hikâyeyle, bir başka yazıda buluşmak üzere. 
Hoşça Kalın, Dostça Kalın. 

Bu yazı toplam 1935 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum