• Bilecik15 °C

MEHMET ERDEM / Yazı İşleri Müdürü

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MEHMET ERDEM / Yazı İşleri Müdürü

BU MU MİLLİ TARIM POLİTİKASI ?

03 Ağustos 2017 Perşembe 16:16

İnsanoğlunun hayatta kalabilmek için önceliği kendi karnını doyurmasıdır. Allah’ın vermiş olduğu can’ı yaşatabilmek için, insanoğlunun olmazsa olmazıdır karnını doyurması.

Devletler de yaşayabilmek, ayakta kalabilmek için, önce kendi vatandaşının karnını doyurması gerekir. Devletlerin de ayakta kalabilmesinin şartları, vatandaşlarının askerliklerini yapması, vergilerini ödemesi, Devlete karşı olan diğer yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlıdır. Şeyh Edebali Ne güzel söylemiş. “İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın”

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bundan 20-30 yıl öncesine kadar üretmiş olduğu gıda ürünleri ile Dünya üzerinde kendi kendine yetebilen 7 ülkeden birisi idi. Silah Sanayimiz, teknolojimiz belki çok iyi değildi ama hiç olmazsa gıda sıkıntısı çekmiyordu. Şimdi ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşlarını doyurabilmek için Buğday’ı, Arpa’yı, Kuru Fasulye’yi, Mercimeği, Nohut’u ithal eden bir ülke konumuna geldi. Hatta insanlarının yanı sıra büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını doyurabilmek için samanı dahi dışarıdan alır hale geldi. Neden bu haldeyiz diye sorduğumuz da ise ne cevap vereceğimizi şaşırıyoruz. Topraklarımız mı yetersiz? Hayır. Yeterince Suyumuz mu yok? Ona da Hayır. Toprağı işleyecek yeterli İnanımız mı yok? O da Hayır. Peki, öyle ise temel gıda maddelerini ithal edecek konuma gelmemizdeki eksikliğimiz nedir? Diye sorduğumuzda karşımıza çıkan tek gerçek Beceriksizlik, Yanlış Politika, Bilgisizlik.

Geçtiğimiz günlerde Hükümet yeni bir karar aldı. Et ve Süt Kurumuna 1 Milyon Büyük ve Küçükbaş hayvan ithal etme yetkisi verdi.  Bunun yanı sıra aynı kuruma 75 bin ton lop et, 20 bin ton da karkas et ithalatı için yetki verdi. (Bu etler İslami Usullere göre kesilmiyorsa ve bizlere yedireceklerse, günahı Hükümetin olsun) Yine Toprak Mahsulleri Ofisine de 750 bin ton buğday ve mahlut, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır, 100 bin ton da pirinç ithalat yetkisi verildi. Yukarıda saydığım gıda maddelerinin ithalatında Gümrük Vergisi Sıfır’a (0) indirildi. Hem Et ve Süt Kurumu, Hem de Toprak Mahsulleri Ofisi yabancı ülkelerin çiftçilerinin yetiştirmiş olduğu gıda ürünlerini alıp getirip bizim insanımıza yedirecek. Hem de sıfır gümrük vergisi ile. Peki, bizim çiftçimiz ne yapacak, üretmemek için, hayvan beslememek için köyünü, tarlasını, damını ahırını bırakıp 1.500 TL asgari ücrete talim etmek için şehre göçecek. Bir yandan Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın Tarım Bakanı çıkacak Milli Tarım Politikası diyecek, diğer yandan da sıfır gümrükle Buğday, Arpa, Et ithal edecek. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu demezler mi adama. Şu anda Ağustos ayındayız, çiftçilerimizi hasat zamanı, ürünlerini satıp para kazanacakları dönem. Kurban bayramına 1 ay kalmış, bir yıldır besledikleri kurbanlıklarını satacakları zaman. Sıfır Gümrük ile ülkeye Gıda maddesi girerse, Türk Çiftçisi ve Besicisi kime ne satacak, kaç liradan satacak. Gümrük vergisi sıfırlanacağına, tohum, gübre, ilaç, yem gibi çiftçinin kullanacağı maddelerin fiyatları düşürülse daha iyi değil mi? Eğer bugün Hükümet edenler, Şeyh Edebali’nin “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” anlayışından, “Çiftçiyi Öldür ki Herkes Ölsün, bende insanı olmayan Devleti rahat bir şekilde idare edeyim” zihniyetine geldilerse bunu bilemem. Yabancı bir ülkenin hükümetine deseler ki, Türk Çiftçisine elinden gelen zulmü yap, onu yok et, vallahi bu kadar zulüm yapmaz, birazcık olsun insaflı davranır. Şu güzelim Anadolu toprakları birçok tohumun Anavatanı iken, bugün tohumda dışarıya bağımlı hale getirilmiş bizim çiftçimiz. Kendi çiftçimizin yüzüne bakmayan Hükümet, yabancı ülkelerin çiftçisini besliyor. Kendi emeklisine, işçisine, memuruna bakmayıp, 3,5 Milyon Suriye’liye baktığı gibi. Nasıl olsa kırsalda yaşayan çiftçi ve köylünün oyu cepte diye düşünenler. Bugüne kadar çiftçi ve köylüden oy almakta sıkıntı çekmeyenler. Bakın demedi demeyin. Bu yanlış Tarım Politikanız bir gün gelir başınıza dert açar. Canı burnuna gelen Çiftçi de sizi terk eder. (Zaten Cebinizde Oy Olarak Bir Tek Köylü Kaldı) Bu ülkenin köylüsünü, çiftçisini “Milli Tarım Politikası Uygulayacağız, Mazotun yarı parası bizden, gübre ve ilaç ucuzlayacak, hayvancılığa teşvikler vereceğiz diye yalanlarla kandırmaktan vazgeçin. Köylü ve çiftçiler burnundan soluyor haberiniz olsun. Tam da hasat zamanı, Kurban Bayramı öncesi Gümrük Kararlarınız Çiftçiye, Köylüye, Besiciye Zulümdür. Şunu da unutmayınız, “ZULM İLE ABAD OLANIN, AHİRİ BERBAD OLUR”

Gıda üretiminde Kendi kendine yeten bir ülkede tekrar yaşayabilmek dileklerimle.

Hoşça Kalın, Dostça Kalın.

Bu yazı toplam 669 defa okunmuştur.
YORUMLAR
çiftci
muharrem durutlar
kurulmuş bir kooperatif var çiftçiye destek amaçlı ama ona sahip çıkacak belediye ve mülkü amirler nerde gecenlerde bir zat sakarya nehrinde kayığa binmiş el sallıyor rant peşinde koşacağına adam gibi sivil toplum kuruluşları ile iştişarede bulun sorunları dinle adam ol adam artis olma belediye başkanı zat.a atatürkün sözünü hatırlatayım geldiğiniz gibi gidersininiz.
05 Ağustos 2017 Cumartesi 14:10
88.232.215.104
2. MANŞET
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Osmaneli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 461 54 65 | Haber Yazılımı: CM Bilişim