MEHMET ERDEM

MEHMET ERDEM

SEN AĞA BEN AĞA

A+A-

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi geçtiğimiz gün bir açılamasında çok çarpıcı bir gerçeği dile getirdi. Ekonomi Bakanı Zeybekçi açıklamasında; “Maalesef Mesleki Eğitim Konusunda Başarılı Olamadık” Bakan Zeybekçi konuşmasının devamında; Maalesef, Üniversitelerden Mühendisler mezun ediyoruz ancak bu mühendislerimiz ne bir atölye, ne bir inşaat, ne bir fabrika görmüş, ne de eline bir anahtar alıp bir makineye veya inşaata, demire dokunmamış. Buna bizde şöyle derler, “Sen Ağa, Ben Ağa, Bu İneği Kim Sağa?” Her taraf Mühendis. Hakikaten bununla ilgili kendimizi başarısız görüyorum. Allah bize akıl vermiş, bu akıl ile bu sistemi yöneterek Türkiye’de mesleki eğitimi üretim sektörlerine yani bizim ihtiyaç duyduğumuz alanlara, bir mesleki eğitimi kanalize edemedik.” 
Ve Bakan beyin en çarpıcı ifadesi;
Benim fabrikam dâhil olmak üzere bütün fabrikaların tamamında işçi aranıyor, usta aranıyor, tekniker aranıyor. Diğer taraftan 5 milyon insan KPSS’ye giriyor, ne için? Devlete girmek için. Bir şeyi yanlış yapıyoruz. Ben söylüyorum ki siz de cesaretle söyleyin bunları. Birbirimizi alkışlamak ve pohpohlamaktan da vazgeçelim artık.”
Ekonomi Bakanı Zeybekçi’yi hakikaten tebrik etmek gerekiyor. Türkiye’nin en büyük meselelerinden birine cesaretle değindiği için. Ülkemizde Meslek liseleri her dönemde ikinci sınıf okul olarak algılandı, algılattırıldı. Herkesin çocuğu okuyacak, ya mimar olacak, ya mühendis olacak. Sonra, KPSS’ye girip yüksekçe de bir puan alıp kapağı Devlete atacak.  Çünkü bu ülkede sanayi yok, fabrika yok, atölye yok. Buralara işçi, usta, tekniker lazım olmayacak. Nasıl olsa “Devlet Baba” var ya! Sırtını dayadın mı Devlet Baba’ya, mühendislik, mimarlık bilgin çok olmuş az olmuş hiç önemli değil. Oysa Meslek Liselerine gerekli önem verilse, burada okuyan çocuklar, tahsil hayatlarının çoğu bölümünü okudukları dal ile ilgili iş yerlerinde, fabrikalarda veya inşaatlarda geçirseler, hepsi birer Mühendis kadar bilgili olacaklar. Alt yapıları sağlam olacak. Mimarlık ve Mühendislik Fakültelerine gittiklerinde zahmet çekmeyecek ve donanımlı birer mimar veya mühendis olarak mezun olacaklar. Bu şekilde mezun olanların da illa Devlet Baba’da iş bulayım kaygısı olmayacak. Kendi donanımları ile ya özel sektörde çok rahatlıkla iş bulacaklar, ya da kendiişlerini kurarak hayata devam edecekler. 
Bakınız 80 Milyonluk ülkede Spor Meslek liseleri olmadığı için sporcu yetişmiyor, spor alt yapısı gelişmiyor. 80 Milyonluk Türkiye’de, nüfusun %28’i 8-17 yaş aralığında çocuk. Bu da 22 Buçuk Milyon çocuk yapar. Elin 3-5 milyonluk nüfuslu ülkeleri, olimpiyat şampiyonları, futbol kahramanları, Dünya ve Avrupa birincileri çıkartırken, biz Türkiye olarak Futbol da Milli Takımlar düzeyinde ne dünya kupalarına, ne de Avrupa kupalarına katılamıyoruz. Çünkü spor meslek liselerimiz yok. Sokaklarda yetişen futbolcular hasbelkader keşfedilip ellerinden tutulursa futbolcu oluyorlar. Eğitimleri ile ilgili değil, yetenekleri ile ilgili olarak parlıyorlar. O da bir yere kadar. 
Sayın Bakan çok doğru bir yere parmak basmış İnşallah birileri duyar, birleri harekete geçer. Cemal Süreyya’nın dediği gibi;
“Bütün Mimarlar Yüksek, Mühendis ler de
Bir sen kaldın alçak mimar ey Sinan Usta!”
Evet, Yüksek yüksek mimarlarımız, mühendislerimiz okullarından mezun olup iş hayatına atılıyorlar. Okullarından aldıkları bilgiler ile de çizdikleri bina projelerinin ya havalandırmaları olmuyor, ya da merdivenleri.  Ondan sonra diyoruz ki, “Depremlerde en çok bina neden? Türkiye’de yıkılıyor.” Çünkü herkes Mimar, herkes mühendis.  Onlar çiziyor, vasıfsız işçi de demiri döşeyip, tuğlayı örüyor.  

 

Bu yazı toplam 851 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum