SAADET ÇELİK

SAADET ÇELİK

RACON KESTİM, YEMEDİLER!

A+A-

Türkçe’ deki kelime anlamı ‘argo’ başlığı adı altında; “Kural, yol, yöntem, gösteriş, çalım, fiyaka, görünüşe göre hüküm verme” olarak geçmekte.

Yüzlerce yıllık adet görgü ve adap kurallarının hızlı bir şekilde yozlaşması sürecinde dengeleri kendince ayarlamaya çalışan, bilinmeyen âlemin yazısız kuralları da diyebiliriz. Bildiğimiz âlemde ise işlemesini istediğimiz hukuk kuralları.

Erkek adam, maço, höt söt, delikanlı adam, delikanlılığın kitabı gibi kavramları içinde barındıran cahil cühelanın bayıldığı bir kelime olarak varlığını sürdürmeye çalışıyor. Biraz da işin içine at, avrat, silah kattık mı tamam oluyor. Sonrasın da gelenek ve görenekleri akıl ve mantıktan yoksun bir şekilde töreleştirip üfürükten tayyare racon masallarını dinlemeye hazır olun.

Racon keseni mutlu eder çünkü o çalım, o fiyaka ona aittir. Genlerimiz o gösterişi seviyor! Bu arada kalabalıkta değil, tenhada kesilir. Unutma kestiğin racon, koyun değil.

Bilmediğimiz âlemde bu işi, düzgünce yapanlar olmamış mı zamanın da elbette olmuş.  Anıtkabir Racon Zambak adlı eserinde Faruk Bildirici konu hakkında şöyle diyor; “ Kabadayılar, anlaşmazlıklarının çözümünü Kadı  ya da Zaptiye de aramazlardı. Sorunu öncelikle aralarında halletmeyi yeğlerlerdi. Bunun yolu da bir tür “ hakem heyeti”  ne başvurmaktı. Buna ‘Racon Kesmek’ deniyordu.  Racon kesen hakem heyetinde ise olması gereken özellikler şöyleydi;  tarafsız olmak, kabadayılık hayatında falsolarının olmaması, olgun ve tecrübe sahibi olmaları. Kabadayılık âlemi kesilen raconu tanımayanı ‘ayıplı’ sayar, ‘aforoz’ ederdi. Dışlanan kabadayının dünyası kararırdı.”

Anlaşılan şu ki racon kesmek bile yeterli derecede bir bilgi beceri ve donanım istiyor. Boş insanın yapabileceği işler değil. Mizah malzemesi olmak istemiyorsa tabiî ki.  

Teknoloji , hız, yapay zeka  gibi kavramların konuşulduğu bir çağ da “racon kesmek” kavramını sahiplenmekte bir tek bize yakışıyor sanırım!!!

Bu yazı toplam 2164 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar