MEHMET ERDEM

MEHMET ERDEM

“NERDE O ESKİ BAYRAMLAR”

A+A-

Eskiden bayramdı; Koronodan önce tatil oldu, şimdi ise sadece eve kapanma. Eski Bayramlar çocuklar içindi de, biz mi büyüdük? Yoksa gerçekten de kaybettiğimiz değerlerin arkasından üzülmekten başka çaremiz mi yok? Siz de derin bir ah çekip, "Nerede o eski bayramlar" diyenlerdenseniz, biraz hatırlayalım, biraz da hatırlatalım istedik... Bugün evladın ana babasına el öpmeye gidemediği, kardeşin kardeşi hiç olmazsa bayramda görürüm dediği günlerin geride kaldığı bayramları yaşamaya başladık. Acaba diyorum; “Değerlerimizi unutmaya başladığımızdan beri, Allah bizleri cezalandırmaya mı başladı. Siz dün bayramda anne babanız yerine tatile giderdiniz, bugün bayramlarda tatile bile gidemiyorsunuz ama evinizden de sizleri çıkartmıyorum mu” dedi Yüce yaradan bizlere. 
Yaşı 50’nin üzerinde olanların hatırlayacağı eski bayramlar aklıma geldi. Belki sizlerde özlemişsinizdir o bayramları diye, Eski bayramlarda yapılanları bir hatırlatayım dedim. 
15 Madde de Eski Bayramlar!
1. Bayram; tatile gitmek değil, ziyaret etmek demekti.
2. Bayramda anane, babaanne demek kolalı mendil demekti. (Mis gibi ütülenmiş, kolalanmış, tertemiz mendiller torunlar için hazırlanırdı.)
3. Aynı kıyafetlerle bayrama girilmezdi mesela, çünkü bayram; yeni pabuçlar demekti evvela...(Arife gecesi yeni pabuçlarla beraber uyunurdu, annenin tüm kızmalarına aldırmadan, gizlice...)
4. Sabah erkenden kalkılır, bayramlıklar giyilir, ailecek bayramlaşılır, sofraya oturulurdu.
5. Kahvaltı sofrasından kalkar kalkmaz, soluğu mahallede alırdı çocuklar... (Mahalleli hazırlığını yapardı önceden. Bozuk paralar, şekerler kapının yanında hazır bekletilirdi.)
6. Sokakta hazır beklerdi bayram salıncağı, gıcır gıcır sesi duyuldu mu, koşar sıraya girerdi çocuklar... (Dünyanın en büyük lunaparkına gitmiş kadar eğlenirlerdi. Öyle jetonla, elektrikle falan değil, sadece salıncakçının gücüyle çalışacak kadar da samimiydi, bizdendi; seyyar salıncak.)
7. Seyyar salıncaktan inen çocuklar, çatapat, kızkaçıran cephanelerini toplar, sokaklarda "fiiçuuuyyyvv" sesleri yankılanırdı
8. Pamuk helvacı, kâğıt helvacı, baloncu, elma şekerci, macuncu beklerdi her sokağın başında...
9. Seyyar fotoğrafçılar gezinirdi bayram yerinde. Yepyeni bayramlıklarıyla hatıra fotoğrafı çektirirdi insanlar.
10. Bayramdan günler önce atılırdı tebrik kartları, postaneler dolar taşardı. (Sevgililer, hediyelerini, mektuplarını aracılarla elden gönderirlerdi gizlice. Sabrı olan telefon sırası beklerdi, 1 dakika sesini duyabilmek için.)
11. Samimiyetsiz toplu bayram mesajlarından önce, el öpmeler vardı. (Hatta köy yerlerinde el öpülür, topluca bayramlaşılırdı.)
12. Kolonyalar doldurtulurdu mahallenin kolonyacısından... (Herkesin kendi kolonya şişesi olurdu, en havalı kristalinden...)
13. Misafire Türk kahvesi ikram edilirken, yanında badem şekeri unutulmazdı. (Kahveler, tatlı sohbetlere vesile olurdu...)
14. Komşuda pişen mutlaka size, sizde pişen de komşuya düşerdi... (Komşuluk vardı çünkü. Yan yana kapılarda yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmesin diye paylaşılır, komşunun tabağı asla boş gönderilmezdi geri.)
15. Bayram da ekmek çıkmazdı; fırınlar, gazeteciler bile çalışmazdı. Tek bir gazete çıkardı; Bayram Gazetesi.
Hatırladınız değil mi? Peki Özlüyormusunuz o bayramları?
Biliyorum bu yazıyı okuyan herkesin bir iç çekip, “Nerde O Eski Bayramlar” dediğini duyuyor gibiyim. Ama o eski bayramların bir daha geri geleceğini zannetmiyorum. Çünkü bizler o bayramlara nankörlük ettik. 
Yine de; Eski Bayramlar kadar sevgi dolu bayramlar dileklerimle.
Hepinizin Bayramı Kutlu Olsun.

nerde-o-eski-bayramlar.jpg

Bu yazı toplam 2046 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.