MEHMET ERDEM

MEHMET ERDEM

KİM! KİM! KİM!

A+A-

Onlar ki Başbuğlarının önderliğinde Türk milleti ve son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin bekası için bir yola çıktılar. Türk milleti ve son Türk Devleti için yemin verdiler. Hiç bir İZM-İ bu topraklara sokmamak için sözleştiler. Atalarının Orta Asya'nın bozkırlarında açtıkları bayrağı yere düşürmemek için ant içtiler. Tabutluklara düştüler, yılmadılar. Hapislere girdiler, yıkılmadılar. Omuz omuza verip kavga ettiler. Dövdüler dövüldüler, vurdular vuruldular. 5 bini Şahadet şerbetini içti. On binlercesi gazi oldu. Gün geldi bir sigarayı ortadan kırıp bölüştüler, gün geldi bir simidi paylaştılar. En sevdiklerinin tabutlarına hep birlikte omuz verdiler. Sivas'ta bir arkadaşlarının parmağı kanasa, Edirne'dekinin yüreği yandı. Erzurum'daki arkadaşları nezarete girse, Antalya'dakilere evleri hapis oldu. Onlar bir birlerini yüzlerini görmeden sevdiler. Onlar bir birleri ile konuşmadan anlaştılar. Onlar ki, Türk yurdunun temel taşı, bütünleştirici çimentosu, milleti ayakta tutan temel direği oldular. Onlar Sinop'ta Rus'un komünizmine, İstanbul'da Amerika'nın Emperyalizmine kafa tuttular. Onlar ki kara Eylül'lerde işkencelere maruz kaldılar, 16 yaşında darağacında can verdiler. Türk milletinin başına bir tehlike musallat olsa ilk akla onlar geldiler. Onları bir gün Bulgar zulmünden Naim'i kurtarırken, bir gün Fransa'da Asala'yı yok ederlerken gördük. Türk milleti başı derde girdiğinde onları aklına getirip, onları çok sevdi, rahata erince de onlara ne yazık ki Tu Kaka ederek mafya dedi. Fakat onlar hiç aldırmadılar söylenenlere. Türk milletini sevmekten hiç vazgeçmediler. Türk milleti için gözlerini kırpmadan can vermeye devam ettiler. Ruhi Kılıçkıran'dan Fırat Çakıroğlu'na kadar onlar;

ÜLKÜCÜ'ydüler.

Devir de değişti, devran da. Dün Sivas'taki kardeşini görmediği halde acısını İstanbul'da hissedenler, bugün aynı sokağı aynı mahalleyi paylaşanlar ayrı düştüler. 50 yıldır aynı çatı altında yaşayanlar, bugün düşman kardeş oldular. Dün Türk'e düşman olanların başını, sırt sırta vererek ezenler, bugün birbirinin gözünü oymak için fırsat kolluyorlar. Ne oldu? Nasıl oldu? Neden oldu? Bilen var mı? Paylaşılamayan nedir? Kim böldü? Kim ayrıştırdı? Nifak tohumlarını aralara kim serpiştirdi? Dostların sevdiği, düşmanların adlarını duyduğunda korkudan tir tir titrediği bu yiğitleri evlerinden kim uzaklaştırdı? Aşk'larından, tutuldukları kara Sevda'larından kim ayırdı? Bilen var mı? Yoksa bu çok büyük bir projemiydi? Tam da ülkenin ateş çemberine alınmaya çalışıldığı bu günlerde. Dün olduğu gibi, bugün de Devletin ve Milletin en çok ihtiyaç duyacağı bu yiğitlerin arasına kara kediyi kim soktu? Dostları üzüntüden kahreden, düşmanları sevinçlerinden oynatan bu hainliği bu yiğitlere kim reva gördü?

Nasıl oldu bu iş bilen var mı? Bugünden sonra ne olacağını bilen var mı? Kim suçlu, kim suçsuz. 50 yıllık yuvada kalanlar mı? Ayrılıp kendilerine başka bir yuva kurmaya çalışanlar mı? Yoksa yüzyıllardır Türk'ü bu topraklardan kovmak için fırsat kollayan, fakat Ülkücü'ler tarafından bu fırsatı bulamayanlar mı? Yoksa dost görünüp, düşman safında yer alanlar mı?

Kim! Kim! Kim!

Bu ayrışmayı yapanlar, Ülkücü’yü Ülkücü'ye düşman edenler, sadece siyasi bir partiyi yaralamadılar. Bir milletin ümitlerini kırdılar, çimentosunu parçaladılar, temel direğini baltaladılar.

Ülkücü'yü Ülkücü'ye düşman edenler, nifak tohumlarını saçanlar hem bu dünyada hem de ahirette rahat yüzü görmesinler.

Yazık ettiler bir ülkenin geleceğine, yazık ettiler bir milletin ümitlerine.

Son söz; Lütfen gidenler kalanlara, kalanlar gidenlere nefret beslemesin, kin duymasın. Et tırnaktan ayrılmazmış, yarınların ne getireceği belli olmaz. Dünya kimseye baki kalmaz. Bugün bu ayrışmaya sebep olanlar da bir gün ölüp gideceklerdir. Ayrışmanın sebepleri ortadan kalktığında bir araya gelinebilir. Yeter ki her iki tarafta yarınlarda bir birlerinin yüzüne bakmayı engelleyecek sözleri bugünlerde söylemesinler.

Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azap vardır.

Bu yazı toplam 2029 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum