• Bilecik10 °C

SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

TOPRAK KAYBEDECEK MİYİZ

29 Aralık 2016 Perşembe 18:01

 

                İnsanlık tarihinin en eski mesleği, TARIM. “Modern Hayat”a geçişle beraber neler oldu kısa tarihimize bir göz atalım mı? Modern; kelime anlamı olarak “çağa uygun” demek ve eş anlamlısı “Çağdaş”. Tek başına anlamı harika, cezbedici “modern” deyince akan sular durur. Ancak yanına bir kelime gelince yanındaki kelimeyi küçültüyor sanki… “Hayat” ne kadar uçsuz bucaksız bir kelime, ama “modern hayat” insanları bölüyor. “modern hayat; sana haksızlık yapan patronundan özür dilemek, ama istemediğin yemeği yapan annene bağırmak” değil mi? Adalet mülkün temelidir! Çok doğru ancak “Modern Hayat” Adaletsizliğin temelidir. Neden? İçinde insan var. Hayat insanlık olmasa da çağa uygun olurdu, insan bir virüs ve sonunda hak ettiği yeri bulacak. Gelelim “modern matematik” rahmetli dedem “moderin matematik” derdi. Hiçbir matematiksel kural değişmedi ama bilim matematik terimini “modern matematik” olarak değiştirdi. Kuşakları birbirinden ayırdı. Ülkemizde 1950’den önce doğanlar modern matematiğe biraz soğuk dururlar.

                Evet “modern hayat” ne zaman kantarın topuzunu kapitalizme koydu, işte o zaman bize tüketmeyi öğretti. Tüketim iyidir, “olsa da yesek” kalıbının tetikleyicisidir. Peki daha ne yaptı? Üretmeyi unutturdu. Yalan mı? Daha da ne yaptı? Üretmeyi engelledi, tarımsal üretime kota koydurdu. Evet, daha daha ne yaptırdı? Üretim alanlarımızı, tarım arazilerini yok ettirmeye başladı. Önceki yazılarımda da belirtmiştim, dünyada toplamda 10 milyar insana yetecek gıda üretiyoruz ama 2 milyar aç insan var.Bunu yaparken kasıtlı, acımasızca, sonunu bile bile, insanlık dışı yöntemler uyguladılar ama bunu mertçe değil kirli iletişim yöntemleriyle, uyuştura uyuştura yaptılar. Suyu yavaş yavaş ısındıkça keyiften bayılan, sonunda haşlanıp ölecek bir kurbağa gibi ısıtıyorlar suyumuzu. Anlayanlar ısı sarhoşu, kaçacak yerleri yok! Anlamayanlar zaten yaşayan ölüler.

                Evet, yeni devrin savaşı “gıda ve su savaşları” “tohum kimdeyse güç onda” lafı yavaş yavaş yaygınlaşacak. Ama bilin ki dünyada 10 yıl sonra tohumun % 80’i 3 büyük firmada olacak. Ne tesadüf ki bu 3 firmanın 1’i Çin(asya), 1’i Almanya(Avrupa), 1’i Amerika’da. Küresel ekonomideki dengeye bak nasıl ayarlıyorlar değil mi? Ayrıca, birçok gen kaynağının bulunduğu Anadolu’da yerel tohum kaynaklarını yok etmek, orta doğu’yu tıpkı Afrika gibi “modern sömürge yöntemleriyle” etki altına aldıktan sonra emellerine biraz daha yaklaşmış olacaklar.

                Gelelim son 50 yıldır sürdürdükleri “tarım arazilerinin yok edilmesi” projesine. “3-İ” diyorum ben “istimlak” “imar” “işbilmezlik”. İlk ikisiyle “bul karayı al parayı” yapıyorlar, 3. sü zaten direkt üreticiye yönelik “a kuşa bak” hilesiyle kandırıyorlar. İstimlak, tarım arazinizden geçen otoyol, tren yolu, HES gibi projelerle kamulaştırma vasıtasıyla 3 kuruşa sizden alınır. Sizi birkaç yıl idare edecek parayı görünce çok sevinirsiniz. Ama geçen yolun uzunluğunu 100 ile çarpacağınız kadar tarım arazisi kullanılamaz hale gelir. 1 km için 1000 dekar diyelim. İmar, ballı kaymaktır. 1 dekar tarım araziniz 600m2 arsa olur, 8 daire eder. Ticari alansa 6 daire 2 dükkan eder, zaten paranız yoktur. Müteahhit size 1 dükkan 3 daire verir. Günümüz şartlarında 500bin TL ile 1 milyon lira para demek. Sizi ihya eder de 50 yıl sonrasını düşünürseniz çok da karlı değildir.

                HES bu konuda en acımasız olanı tren yolu ve otoyoldan çok daha fazla tarım arazisi kaybettiriyor. Sakarya havzasında çok sayıda HES bulunduğunu, daha yapılacak projeler olduğunu biliyoruz. Ben bölgeme yakın, Ciciler, Vezirhan ve Derasakarya’dakileri biliyorum. İnhisarda da yapılacakmış. Gönül ister ki bu projeler yapılırken tarım arazilerine en az zarar verecek şekilde yapılsa. Ancak ihale alan firmaların karlılığı herşeyin önünde tutuluyor. Bunlar bul karayı al parayı tarzıyla yok edilen tarım arazileri. “A kuşa bak” nasıl? Üreticilerimize taban gübreleri, kompoze gübreler, zirai ilaç kalıntılarıyla toprakları ve tarımsal sulama kaynaklarını bitirmek suretiyle yapılır. Sanki üreticinin menfaatineymiş gibi anlatılıp tarım arazileri çoraklaştırılıp bitirilir. Buradan ötesi artık zülfiyare dokunacak. Ben burada konuyu kapatıp herkese sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Hayırlı cumalar.

                

Bu yazı toplam 913 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
2. MANŞET
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Osmaneli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 461 54 65 | Haber Yazılımı: CM Bilişim