• Bilecik26 °C

SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

SU - 3

12 Haziran 2017 Pazartesi 16:03

Türkiye’de su kaynakları, suyun stratejik önemi, havzalar ve bölgelere göre muhtemel senaryoları ilkyazımızda değerlendirdik. Dünyada suyun dağılımı, tatlı su, kullanılabilir su ile alakalı tespitlerimizi de 2. Yazımızda anlatmaya çalıştık. Nüfusun süratle arttığı günümüzde Pakistan bile su ile alakalı kısa ve uzun vadeli projeler ve çözümler üretiyorsa bizim de bir şeyler yapmamız gerektiği muhakkak.

İsrafın önüne geçilmeli. Hala ülkemizde tarımsal sulamanın %82’sinin salma su yöntemiyle yapıldığı düşünülürse, toplam suyun % 73’ünün de tarımda kullanıldığı düşünülürse alın size bir tasarruf kalemi. Damla sulama sisteminde % 1 seviyesindeyiz, yağmurlama sulamada % 17. Bu oran süratle artırılmalı kanaatindeyim. Hatta dünya süratle toprakaltı damlama sistemlerini kullanmaya başladı. Araştırılmasını tavsiye ederim. Evsel kullanımda da tasarruf çok ama çok önemli bebeklik çağından itibaren evlatlarımıza su israfının önüne geçmeyi aşılamalıyız.

Tarım arazilerine yönelik Sulama göletleri oluşturulmalı. Günümüzde tarım, hem riskli hem de bazı karteller yüzünden pahalı bir meslek olma yolunda ilerliyor. Plansız tarımsal üretim bu maliyetleri daha da yükseltiyor. İhtiyaç fazlası üretim telef oluyor, bu da ülke ekonomisine zarar yazıyor. Kayıt dışılığın en yoğun olduğu sektörlerde başı çeken tarım, bu özelliği sayesinde zararların ölçüle bilirliğini de kısıtlıyor. Sulu tarımda havzalar ve alt gruplar olarak da göletler oluşturulmalı. Göletlerdeki su durumuna göre ekilişler planlanmalı. “havzalar ve ürün desenine göre destekleme” mantıklı ancak olması gerektiği gibi uygulanmıyor.

Evsel kullanım için yağmur suyu biriktirme sistemleri desteklenmeli. Tasarruf sadece para ve pazarlıkla yapılmaz. İddia ediyorum ziyan olup giden yağmur suları doğru alt yapı projeleriyle koca sitelerin evsel su ihtiyaçlarını karşılayabilir. Almanya bu konuda ciddi yol kat etti ve bu işi ileri seviyede yapan dünya markası bir firması var ve bu firmanın Osmaneli’nde fabrikası var. “better safe than sorry” diye bir deyim var. Türkçe’de pek karşılığını bulamadım o yüzden orijinal dilinde yazdım. Yarın evlatlarımızdan özür dilemek zorunda kalmayalım, tedbirimizi şimdiden alalım. İsraf haramdır.

Kriz oluşmadan önce deniz suyunu arıtıp kullanılabilir suya dönüştürelim. İhtiyaçlar icatları doğurur. 2006 Aşkelon, 2010 Hadera ve 2013 yılında Sorek deniz suyu arıtma tesislerine ek Aşdot’da 2013 yılında başlanan projenin 2020’de tamamlanması planlanıyor. Bu 4 tesiste 540 milyon ton deniz suyu arıtılarak ülkenin İÇME suyu ihtiyacının % 75’i karşılanacak. Bozulsanız da kızsanız da bunu yapan ülke İsrail’dir. Bu konuda açık ara lider İsrail’in en yakın takipçisi ihtiyacının %12’sini karşılayan İspanya. Hemen sanayi kuruluşlarına, üniversitelere ve kamuya kırmızı alarm verilip bu konuda teknoloji altyapısı oluşturulmaya başlanmalı.

Aklımca, hızla yapılması gereken bazı çözüm önerilerini sundum. Tekrar ediyorum, su politikası bir devlet politikası halini almalı. Çok önemli bir konu, en önce çocukların ilgisini çekip konuyu benimsemelerini sağlamalıyız. Gelecek elimizde!

Bu yazı toplam 682 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
2. MANŞET
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Osmaneli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 461 54 65 | Haber Yazılımı: CM Bilişim