• Bilecik9 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANI FEVZİ PAŞA OSMANELI’DE
09 Şubat 2017 Perşembe 21:30

MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANI FEVZİ PAŞA OSMANELI’DE

Osmaneli, coğrafi ve stratejik özelliği bakımından yüzyıllardır tarihde birçok olayın yaşandığı ve sahnelendiği yer olmuştur.Milli mücadelenin ilk yıllarında da bu olaylardan birine şahitlik edecek, hatta belki de Ülkenin kaderine etki eden hadiselerden birinin geçtiği yer olarak tarih de yerini alacaktır. Bütün ömrünü memleket hizmetinde geçirmiş, savaşlarda bulunmuş, ordu kumandanlığı yapmış ve nihayet memleketin en felaketli günlerinde Harbiye Nezaretinde bulunmuş şerefli bir asker olan Fevzi (Çakmak) Paşa, kısa bir tereddüdü devreden sonra Anadolu’ya geçecek ve ölümüne kadar Mustafa Kemal’in yanında mücadeleye devam edecektir.

İstanbul’un işgalinden sonra, Damat Ferit Paşa 4.defa hükümet kurmuş (5 Nisan 1920) ve bu arada Harbiye nazırı Fevzi Paşa kabine dışı bırakılmıştı.Fevzi Paşa hükümetten ayrıldıktan sonra Beykoz’daki evine çekilerek bundan sonra izleyeceği yolu tasarlamaya başladı. Bütün ömrünü memleket hizmetinde geçirmiş, savaşlarda bulunmuş, Ordu kumandanlığı yapmış şerefli bir asker için Memleketin en felaketli günlerinde takip edilecek yol tekti: Anadolu’ya geçerek Milli mücadeleye katılmak. Fevzi paşa bu karara vardıktan sonra İstanbul’dan Anadolu’ya gideceklere bu imkanı hazırlayan Milli teşkilatla temasa geçti. Anadolu yolcularını Üsküdar Jandarma Kumandanı Binbaşı Remzi Bey gönderiyordu. Remzi Bey’i davet ederek görüştü ve 17 Nisan’da Jandarma Teğmeni Salih(Kılıç), bir müfreze ile kendisini evinden alarak yola çıkardı. Alemdağ,Paşa köy üzerinden Kandıra’ya, oradan da Geyve boğazına geldi. Fevzi Paşanın Harbiye Nazırı bulunduğu dönemde Milli Harekete karşı göstermiş olduğu tutum Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere “Kuvayi İç Hareketi” yönetenleri sarsmıştı. Şimdi, Fevzi Paşa artık kendisine güvenmeyen insanların arasına katılacaktı.Bu nasıl olacaktı? İyi bir tesadüf, Fevzi Paşayı güç durumdan kurtardı.

Olayın tanığı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Fevzi Paşanın Anadolu’ya gelişini şöyle anlatır: 25/26 Nisan (1920) gecesi geç vakit Lefke (Osmaneli) ye gelmiştik. Ertesi gün sabahın erken saatlerinde Geyve’ye hareket edecektik. Lüzumlu emniyet tedbirlerini alıp istirahata çekileceğimiz sırada telaşla odaya giren yaverim: - Fevzi Paşa hazretleri teşrif ettiler. Görüşmek istiyorlar dedi

Bu hangi Fevzi Paşa olabilirdi? Sual sormaya lüzum kalmadan yaverim sözlerini tamamladı: -Eski Harbiye Nazırı Ferik Fevzi Paşa efendim. Yerimden sevinçle fırladım. Paşayı kapıda istikbal ettim. yüzünden yorgun olduğu anlaşılıyordu. Elimi sıktı: -Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur, derler Fevzi paşaya yer gösterdim. Otururken: -Birbirimize kavuştuk ama galiba biraz geç oldu, dedi. -Ne ziyanı var paşam,tekrar birleştik ya.. cevabını verdim. Fevzi Paşa’nın Ankara’ya karşı vaziyetini derhal düzeltmek zarureti vardı. Bunu benim yapmam lazımdı. Fakat teşebbüsümü hissettirmek istemiyordum. Paşa’nın yanından uzun süre ayrılmam. Nazarı dikkatini çekebilirdi. Dışarı çıkarak erkânıharp reisim Binbaşı Saffet Bey’e şu talimatı verdim: -Hemen Telgrafhaneye gidiniz, Mustafa Kemal Paşanın pek mühim bir mesele için telgraf başına gelmesini rica ettiğimi bildiriniz. Geldiği zaman, eski Harbiye Nazırı Fevzi Paşa’nın Lefke (Osmaneli)de bulunduğunu haber verdikten sonra namına şunları arz ediniz: Fuat Paşa, Fevzi Paşayı yalnız bırakamadığı için makine başına gelemedi. Hürmetlerini arzu beni memur etti. Vaziyetimizde bir değişiklik yoktur. Bir an evvel Geyve boğazına giderek orasını kuvvetlice tutmak tasarrufundayız. Fevzi Paşanın daha 15 gün evvel Harbiye Nazırı iken Ankara’yı tanımak hususunda aldığı vaziyet, Anadolu’da duyulmuştu.Bilhassa isyan mıntıkalarında Fevzi Paşa’nın bir muhalif vaziyeti aleyhimize bir hayli istismar edilmiştir.Paşanın birdenbire kendiliğinden bize geçmiş olması,isyan mıntıkalarında lehimize iyi bir vaziyet yaratacağı şüphesizdir. Bu hali her tarafa duyurmakta gecikmeyeceğiz. Paşanın eski vaziyetini bırakıp kendiliğinden bizim tarafa geçtiğinden bütün arkadaşlarla beraber memnun kaldığınızı ve Ankara’da intizar buyurduğunuzu bir telgrafla bildirirseniz,hem muhit üzerinde iyi bir tesir bırakacak,hemde kendiliğinden Anadolu’ya geçen Paşa sizden beklediği hüsnükabulü görmekle memnun olacaktır.Fuat Paşa biraderinizin ricası bundan ibarettir.Emrinizi bekliyoruz Ankara’dan müspet cevap bekliyordum fakat biraz sonra beni dışarıya çağıran Saffet bey, Mustafa Kemal Paşanın şu kısa cevabı verdiği haberini getirmişti: ”Fevzi Paşayı geldiği yere iade edersiniz” Hiç intizar etmediğim bu cevap karşısında çok müteessir olmuştum. Bu meselenin hemen o gece iyi bir surette halledilmesini günün şartlarına göre elzem görüyordum. Bir bahane ile Fevzi Paşanın yanından ayrılarak telgrafhaneye gittim.Mustafa Kemal Paşa makine başında beni bekliyordu. Fevzi Paşa hakkındaki nokta nazarımı tekrarladıktan sonra, kabul ve tasvip buyurmasını eski bir arkadaşı sıfatıyla ısrarla rica ettim.Mesele şu tarzda halledilecekti:Saffet bey makine başında Mustafa Kemal Paşadan almış olduğu meali aşağıda yazılı telgrafı Fevzi Paşa’ya verecekti : “Saffet bey vasıtasıyla Fevzi Paşaya: Anadolu’ya geçtiğinize memnun olduk. Hoş geldiniz. Ankaraya teşrifinizi intizar ediyoruz. Hürmetlerimiz. Mustafa Kemal Diğer taraftan bana da “hissettirmeden Fevzi Paşayı nezaret altında acilen trenle Ankara’ya gönderiniz”emrini vermişti. Makina başındaki muhaberemiz şifre ile yapıldığı için bir hayli uzun sürmüştü. Telgrafhaneden döndüğüm zaman Fevzi Paşa henüz istirahate çekilmemişti. Adapazarı ahvali hakkında konuşmaya başlamıştık. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa tarafından not ettirilen ! telgrafı Saffet bey getirip kendisine vermişti. Telgrafı okuyan Fevzi paşa: -Mustafa Kemal Paşa Hazretleri Lefke (Osmaneli) de bulunduğumu acaba nasıl haber aldı? diye sordu Binbaşı Saffet Bey yüzüme baktı. Vaziyeti Paşaya hissettirmemek lazımdı,derhal şu cevabı verdim: -Bursa’dan Geyve’ye hareketimizden evvel her konak mahallinde Mustafa Kemal Paşa ile telgraf başında muhaberede bulunmayı kararlaştırmıştık. Saffet Bey sizin Lefke(Osmaneli) ye geldiğinizi hürmetlerinizle Mustafa Kemal Paşaya bildirmiş, o da not olarak şimdi size verdiğimiz telgrafı yazdırmıştır. Fevzi Paşa gerek bu izahattan ve gerekse Mustafa Kemal Paşanın Ankara’da kendisini intizar ettiğinden çok memnun kalmıştı. 27 Nisan 1920 Salı günü Büyük Millet Meclisi normal toplantısını yapıyordu. Başkanlık yerinde M.Kemal Paşa bulunuyordu.Oturum açıldıktan 5-10 dakika sonra Başkan M.Kemal Paşa Meclise şöyle dedi: - E f e n d i m ruznameyi(gündemi)müzakereye geçmezden evvel müsaadenizle bir şey arzetmek istiyorum. Sabık Harbiye Nazırı Fevzi Paşa hazretleri aramızda ve heyeti icraiye azasındandır.Şimdi Ankara’ya dahil olmak üzeredir. Fevzi paşayı önce Anadolu’ya kabul etmek istemeyen Mustafa Kemal Kemal Paşa, sonradan fikrini değiştirmiş ve kendisinden azami şekilde yararlanmak için,hem bir gün önce ilk icra vekilleri heyetine seçtirmiş,hemde Ankara’ya gelişinde bütün Meclisi istasyona götürerek karşılamıştır. Gerçekten Fevzi Paşa Milli Mücadelede yaptığı hizmetlerle eski hatalarını silmiştir.

Bu haber toplam 2727 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
2. MANŞET
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Osmaneli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 461 54 65 | Haber Yazılımı: CM Bilişim