• Bilecik5 °C

SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SERKAN KARYAĞDI / Ziraat Mühendisi

11 KASIM

10 Kasım 2016 Perşembe 16:54

 

                Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bu mısraları duyduğunda aklına gelen bayrak ve topraklar kişinin vatanıdır. Lafı fazla dolandırmaktan kaçınacağım ki yazı uzamasın, bağnaz Kemalistler ve yobaz Müslümanlar bu devlete büyük zarar vermektedirler. Ben Türk vatandaşlarının kafalarını kaldırıp bu tabuların dışına çıktıklarında ülkemizin önünde hiçbir gücün duramayacağına eminim. Mustafa Kemal Atatürk bir devlet büyüğümüzdür, 10 Kasım 1938’de DEVLET BÜYÜK BİR EVLADINI KAYBETMİŞTİR.

                Atatürk’ü Devletin üzerinde görmek ülkemizi hep gölgede bırakacak ve bir Devlet olmanın ötesinde tek tip bir düşünceye sevk ederek çağın gerisinde bırakacaktır. Oysa Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kendisi dahil herşeyin üstünde tutmuş ve o zamanın ruhu itibariyle sınıf atlatmıştır. 100 yıldır ülkede Atatürk’ün yaptıklarının üzerine hiç birşey koyamamak bence utanç verici bir durumdur. Vatansever olmak, Devletçi olmak Milliyetçi olmak çok mu zor? Cumhuriyet tarihinde kendi menfaatini kenara koyup Devlet menfaatlerini gözeten bir tek Vatansever devlet adamı gösteremezsiniz ki Atatürk’ten daha Devletçi, Milliyetçi ve Cumhuriyetçi olsun.

                “Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin”, “benim naçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”, “Millete efendilik yoktur, hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur”, “Öğretmenler, yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır”, “Kılıç ve Saban; bu iki fatihten birincisi ikincisine daima mağlup oldu”, “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şimdi bu sözlerin hangi birisi doğru değil? Atatürk’ün beni en çok şaşırtan sözü şu; “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” sanırım bilimi tercih etmek zorunda kaldığım tek sözü budur.

                Benzer yanılgılar din içinde geçerli değil mi? Kehf suresi 110. Ayet “De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana sizin ilahınızın tek ilah olduğu vahyolunuyor. Artık kim rabbine ulaşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve rabbine olan ibadetine kimseyi ortak etmesin”. Bu ayeti kerimeye istinaden Hz. Muhammed kendisinin de her beşer gibi hesaba çekileceğini bir hadisinde bildirmiş. Peygamber efendimiz dahi Kur’an ı her şeyin üstünde tutarken, kendisine hediye edilmiş mukaddesatı layıkıyla yaşamışken tarikatlar, cemaatler ve yalan hadislerle Yüce İslam dini istismar edilmemiş mi? Allah ve Kur’an ayetlerinin üzerinde görülen, gösterilmeye uğraşılan her unsur dinimize zarar verecektir.

                Daha basite indirgeyelim, en küçük toplum “Aile”dir. Aile kurumunun üzerine çıkardığınız her değer aile yapısını bozmaya yeterlidir. Bir ailede sadece kadının, sadece erkeğin, sadece çocuğun memnuniyeti üzerine kurulan sistem çökmeye mahkûmdur. Bence bir ailede “Baba” dış işleri, hazine ve maliye, “Anne” iç işleri, enerji ve tabii kaynaklar ve ekonomi bakanlığı işlerini üstlenir. Adalet, Milli Savunma ve Başbakanlık ortak işletilir. Aile her bireyin üstündedir ve bütünlüğü korumak her bireyin sorumluluğundadır. Eğer bireyler herhangi bir unsuru ailenin üstünde tutarsa Yuva, aile kurumu yıkılmaya müsait hale gelir. “gece hayatı”, “arkadaş”, “kardeş”, “iş”, “para” aileye tercih edilen başlıca değerlerdir.

                Evet, özetle diyorum ki, Kur’an’ın haşa üzerinde gördüğün her değer İslam’a, Devletin üzerine koyduğunher değer Vatana, Aile kurumunun üzerinde tuttuğun her değer yuvana koyduğun birer bombadır. Eninde sonunda bir bedeli olur. Allah, Vatan topraklarında yaşayan tüm ailelere birlik nasip etsin. Hayırlı cumalar.

Bu yazı toplam 985 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
2. MANŞET
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Osmaneli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 461 54 65 | Haber Yazılımı: CM Bilişim